Yapay Zekânın Pek Önermediği Kore Dizileri

Siz tabii şimdi yapay zekâya sorarsınız "Ne izleyelim?" diye. Ben de soruyorum ama sürekli aynı dizileri önerip duruyor. Yapay zekâ internet verilerini kullandığına göre ben de o verilere küçük bir katkıda bulunayım dedim. Bir Kore dizisi hayranına "En sevdiğin diziler hangileri?" diye sorsanız genellikle Secret Garden, Boys Over Flowers gibi klasik cevaplar gelir. Elbette onları da severim ama benim listem biraz daha farklı. Belki nostaljik davranıyorum ama eski Kore dizilerinin tadını yeni yapımlarda pek bulamıyorum. Çünkü o dönem dizilerinin çoğu hayatın içinden hikâyeler anlatıyordu. Karakterler kusursuz değildi, yaşadıkları olaylar da bize daha yakın geliyordu.


                                       (Bu da yapay zekanın oluşturduğu görsel :)

Bu dizilerin belirli bir sıralaması yok, aklıma geldikçe yazdım. Bunların dışında da aklıma daha birçok dizi geliyor. Ama en azından her türden bir tane seçip yazmak istedim ki Kore’yi farklı yönleriyle tanıyabilesiniz.


1. Princess Hours (Düşlerimin Prensi)

İzlediğim ilk Kore dizisi olduğu için bu listeye eklemeden edemedim.


Aslında dizinin hikâyesini biraz Prenses Diana'nın hayatına benzetiyorum. Başkasına âşık bir veliaht prens ve halkın içinden gelen eğlenceli bir genç kızın prenses oluş hikâyesi...


Joo Ji-hoon bugün kariyerinin zirvesindeki oyunculardan biri hâline geldi. Yoon Eun-hye ise hâlâ ekranların en sevilen isimlerinden.

Ayrıca bakınız önceki yazım: Düşlerimin Prensi

2. Can You Hear My Heart?


Her karakterin mükemmel özelliklerle donatıldığı, gerçeklikten uzak dizilere inat; toplumdaki engelli bireylere karşı nasıl daha duyarlı olunabileceğini en iyi anlatan dizilerden biri.


Bazen duygusal, bazen komik, bazen de insanın içini ısıtan sahnelere sahip. Abartısız söylüyorum, bu dizi ders niteliğinde ve okullarda bile gösterilebilir.

Ayrıca bakınız önceki yazım: Can you hear my heart?

 3. The Moon Embracing the Sun


Bana fantastik ögeler içeren bir tarihi dizi öner derseniz ilk söyleyeceğim yapım budur.


Şamanizmi ve saray entrikalarını oldukça etkileyici bir şekilde işlemişti. Oyunculuklar, atmosfer ve masum aşk hikâyesi hâlâ aklımda.


 4. Pasta


Bu diziyi izlerken mutfakta geçen sahnelerin enerjisine kapılmamak mümkün değil.


Başroldeki şef karakterini canlandıran Lee Sun-kyun'a bu rol inanılmaz yakışıyordu. Daha sonra Parasite filmiyle dünya çapında tanınan oyuncunun performansı bu dizide de oldukça etkileyiciydi.

Ayrıca bakınız önceki yazım: Gong Hyo Jin Dizileri

 5. Coffee Prince


Bu diziyi izlerken burnuma gerçekten kahve kokuları geldiğini hatırlıyorum.


Sıcak atmosferi, karakterleri ve kahve dükkânındaki hikâyeleriyle yıllar geçse de unutamadığım dizilerden biri.


6. Kill Me, Heal Me / Hyde, Jekyll and Me


Malumunuz, Strange Case of Dr Jekyll and Mr Hyde hikâyesi yıllardır tiyatrodan müzikale kadar sayısız kez uyarlanmış, birçok ülkede kült hâline gelmiş bir eser. Bu hikâyenin Kore dizisi yorumlarını izlemek de oldukça keyifliydi.


Özellikle Kill Me, Heal Me'de Ji Sung adeta oyunculuk dersi veriyordu. Birbirinden tamamen farklı karakterleri ve kişilikleri o kadar başarılı canlandırmıştı ki bazen aynı oyuncuyu izlediğinizi unutuyordunuz. Eğer Ji Sung'un oyunculuğunu görmek istiyorsanız, bu dizi tek başına bile yeterli bir sebep.

Ayrıca bakınız önceki yazım: Kill Me, Heal Me ve Hwang Jung Eum Dizileri

 7. Bread, Love and Dreams (Kim Takgu)


Dizide en çok Joo Won'un performansını sevmiştim. Karakterin hırsı, öfkesi ve başarı takıntısı çok etkileyiciydi. Eugene ile olan ilişkisi de klasik bir aşk hikâyesinden daha karmaşık ve ilgi çekiciydi. Hâlâ aklımda kalan karakterlerden biridir.


 8. Coffee House


**Spoiler içerir, kusura bakmayın.**


Coffee House bence değeri yeterince bilinmeyen dizilerden biri. İlk başta bir yazarla sekreterinin hikâyesini izliyormuşsunuz gibi geliyor ama aslında anlatılan şey yıllar boyunca bastırılmış duygular ve kaçırılmış fırsatlar. Birbirlerini gençliklerinden beri tanıyan iki insanın, zamanında söyleyemedikleri sözlerin hikâyesi.


Ben ise sonuna kadar sekreter kızın tarafındaydım. Bu yüzden finalde o ağladıkça ben de ağlamıştım. Sanırım ikinci erkek sendromunun kadın versiyonunu ilk kez bu dizide yaşamıştım.


 9. Ojakgyo Family (Ojakgyo Brothers)


Joo Won'un yine döktürdüğü dizilerden biri. Aile dizisi denince aklıma gelen ilk yapımlardan. Bölüm sayısı biraz uzun olsa da karakterlere alışınca hikâyenin içine çekiliyorsunuz.


Joo Won'un canlandırdığı karakterin duygusal sahneleri, öfkesi ve romantik anları oldukça başarılıydı. Kadın başrol UEE de rolünün hakkını vermişti; ikilinin uyumu dizinin en güçlü yanlarından biriydi.


Uzun soluklu, sıcak ve aile temalı bir Kore dizisi arayanlara gönül rahatlığıyla önerebileceğim yapımlardan biri.


 10. Hello My Teacher


Öğretmenine âşık olunur mu?


Olunuyormuş demek ki...


Gong Yoo'yu izlediğim ilk dizilerden biriydi. Zaten yıllar sonra neden bu kadar büyük bir yıldız olduğunu herkes gördü. Ayrıca Gong Hyo-jin hangi projede yer alsa ayrı bir renk katmayı başarıyor.

Ayrıca bakınız önceki yazım: Gong Hyo Jin Dizileri

 11. What's Up Fox?


Yaşça büyük kadın – genç erkek temalı diziler arasında bence hâlâ en iyilerden biri.


Belki de hikâyesi bana çok gerçek geldiği için bu kadar seviyorum. Ablasının yakın arkadaşına ergenlik yıllarından beri âşık olan bir genç adam düşünün. Yıllar geçiyor, hayat değişiyor ama bazı duygular yerinde kalıyor.


Aslında dizinin merkezinde de tam olarak bu var: Geçmişte kaldığını sandığımız hislerin bazen hiç kaybolmaması.


Bu yüzden bana hep hayatın içinden bir hikâye gibi gelmiştir.


12. City Hunter

Açıkçası diziyi izlerken en çok Lee Min-ho'nun karizmasını hatırlıyorum. Çatılarda koştuğu, gizli görevler yaptığı sahneler o dönem için oldukça etkileyiciydi. Galiba dizi çekimlerinde yaralanmıştı kendisi ya da dizi daha çok izlensin diye öyle söylemiş de olabilirler keza o dönem Park Min-young ile aşk dedikoduları da çıkmıştı. (Beynimi işgal eden gereksiz bir takım bilgiler de bugün)

13. My girlfriend is a gumiho

Bugün hala dizi müziklerini dinlediğim fantastik romantik komedilerden. Aslında bizdeki Şahmeran gibi biraz ürpertici bir karakteri öyle sevimli bir haline getirip kendi kültürel öğelerini bize o kadar güzel yansıtıyor ki bu Koreliler... Keşke bizde de böyle güzel fantastik diziler olsa da saçma bulmadan izlesek. Shin Min Ahın o tatlış gamzelerini göstere göstere hayran bıraktığı dizi...


14. Reply 1997,1994

Herkes 1988'i seviyor ben ise ilk ikisine bayılmıştım. Park Bo Gum bana fazla dişil geliyor belki de ondandır. Bu diziler aynı zamanda 90ların gençliğine selam çakıyor o nedenle o dönemdeki Kore'yi merak edenler için ideal.


15. Sungkyunkwan Scandal

Sungkyunkwan, Joseon döneminin en yüksek eğitim kurumu. Bir kadın erkek kılığında giriyor ve ortalık karışıyor. Osmanlı Enderun Mekteplerini da keşke böyle anlatan bir dizi olsa dimi ya! Bu diziyi izlerken acaba Papa Joan efsanesi gibi bir olay mı oldu acaba eskiden diye geçirdim aklımdan ama öyle bir şey yokmuş.


16. Chicago Typewriter ve Capital Scandal

Her ikisi de Kore'deki Japon işgali dönemini anlatan muhteşem ötesi diziler. Gaksital de çok tutmuştu yayınlandığı esnada.



Eski Kore dizilerinin çoğu bugün teknik olarak kusursuz görünmeyebilir. Ancak karakterleri, hikâyeleri ve duyguları bana hâlâ birçok yeni diziden daha samimi geliyor. Belki de bu yüzden yıllar geçse bile dönüp dönüp onları hatırlıyorum. Çünkü bazı diziler sadece izlenip bitmiyor; hayatımızın belli bir dönemine eşlik ediyor. Bu listedeki diziler de benim için tam olarak böyle.


Yorumlar